27 Ağustos 2012 Pazartesi
dönence
6 Ağustos 2012 Pazartesi
mükerrer
24 Temmuz 2012 Salı
çöp kutusu
23 Temmuz 2012 Pazartesi
dersini almış da ediyor ezber
16 Temmuz 2012 Pazartesi
lal
14 Temmuz 2012 Cumartesi
küçük dil
26 Mart 2012 Pazartesi
yalan
çözülüyorum. yavaş yavaş... söylediklerimle hissettiklerim arasında dağlar kadar fark var. güçlü görünme çabasının altında sinmiş bi çocuk var. ağlamak var özgürge. kahkaha atmak var. siktir etmek var. özlediğini söyleyebiilmek var. insan kendi kendinin celladı oluyor. tüm bu saklanmalar yalnız kalındığında bile kolay kolay ortaya çıkmıyor. deriye işleyen bu yalanlar bakanların takdirini kazansa da içten içe çürütüyor ruhumuzu.
21 Mart 2012 Çarşamba
yoklama
tutuk... kelimelerle birlikte kaybolan hayaller... bilinçli ciddiyetsizlik fena halde ciddiyet gerektirir. kolay olacağını kimse söylemedi kabul; ama bu kadar zor olacağını da kimse söylemedi. aynı damdan düşenlerin birbirini anlaması yetmez. aynı çukura gömülmeleri gerek burada. bundan sonra hiç bi yoklama listesinde adım geçmese de derime yapışan tek başınalıkla yaşıyorum. öyle bi duygu ki gözlerin kanar ağlarken. hasret bazen yorar insanı.
22 Şubat 2012 Çarşamba
mektup
halil'e...
"bazı günler her şey yerli yerine oturur. suçlar kabahatlar affedilir. yabancılara kocaman bi kucak açılır. yaptım dersin kendine. sonunda geçtim karşıya." (sevdiğimiz diziden)
bin kere dinledim bu konuşmayı. bin kere düşündüm. on ay geçti. on farklı insan gibi hissettim. lavicert hırkam ve lacivert kotumla on kere günlük tuttum. onunu da yırttım. seninle konuşmanın yerini hiçbi şey doldurmadı kardeşim. kendime yabancılaştım, sarhoş oldum, ağladım, sevdim, terkedildim, aldattım, aldatıldım, mahzunlaştım, direncim kırıldı, yalnızlığın dibine vurdum, tutunamayanlara başladım, bazı romanları yarım bıraktım, bazılarını sevdim, bazılarını sevmedim, çengelköyü fotoğraflardan seyrettim, istanbulu özledim, babaannemi rüyamda gördüm, bin kere gödüm rüyamda, bin kere sıçrayarak uyandım, zaman zaman kağıt kokusu geldi burnuma, midem bulandı, yeniden antidepresanlara başladım, kilo aldım, saçlarımı uzattım, kendimi öldürmek geçti hergün aklımdam, hergün vazgeçtim...
seni özledim kardeşim. aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, hayatıma kim girerse girsin, kaç kitap okursam okuyayım hiçbiri sein boşluğunu doldurmayacak. kalın kafamla bunu anladım.
hoşça kal!
"bazı günler her şey yerli yerine oturur. suçlar kabahatlar affedilir. yabancılara kocaman bi kucak açılır. yaptım dersin kendine. sonunda geçtim karşıya." (sevdiğimiz diziden)
bin kere dinledim bu konuşmayı. bin kere düşündüm. on ay geçti. on farklı insan gibi hissettim. lavicert hırkam ve lacivert kotumla on kere günlük tuttum. onunu da yırttım. seninle konuşmanın yerini hiçbi şey doldurmadı kardeşim. kendime yabancılaştım, sarhoş oldum, ağladım, sevdim, terkedildim, aldattım, aldatıldım, mahzunlaştım, direncim kırıldı, yalnızlığın dibine vurdum, tutunamayanlara başladım, bazı romanları yarım bıraktım, bazılarını sevdim, bazılarını sevmedim, çengelköyü fotoğraflardan seyrettim, istanbulu özledim, babaannemi rüyamda gördüm, bin kere gödüm rüyamda, bin kere sıçrayarak uyandım, zaman zaman kağıt kokusu geldi burnuma, midem bulandı, yeniden antidepresanlara başladım, kilo aldım, saçlarımı uzattım, kendimi öldürmek geçti hergün aklımdam, hergün vazgeçtim...
seni özledim kardeşim. aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, hayatıma kim girerse girsin, kaç kitap okursam okuyayım hiçbiri sein boşluğunu doldurmayacak. kalın kafamla bunu anladım.
hoşça kal!
12 Şubat 2012 Pazar
bilet
bütün ağırlıyla içimize çöreklenen sıkıntı... kabusların bile bittiği yerde içimizden gitmemekte ısrarcı. gözlerin boşluğa takıldığı yere gömülür iyi niyetler. anlaşılmayı beklemek gibi... içinde barındırır tüm iyilikleri tüm kötülükleri insan ve oğlu. şehirleri bile orospu yapan pezevenk insanlar... cennetimizi bile kirleticekler endişesi... yüzümüze gülüp ırmıza geçenler... zafer çığlıkları değil bunlar... içinden pazarlığını yapıp kör ellere satılan hayallerimiz... gidin hepiniz. yalnızlığımız bize yeter. sadece siktirip gidin. karanlığa kesilen biletleriniz bizden hediye... siktirip gidin sadece!
haral
kağıt kosusu... hepsi genzimi yakıyor. haral çuvalların içine doldurduğumuz hurda kağıtları çiğnerken kaybettiğim çucukluğum. boynuma memurlukla birlikte taktığım kravat. özlediğim yaşayan tek insan halil gür. Geri verin hepsini desem şımarıklık mı etmiş olurum.
tecrit odasının hasreti de çekilebilir bazen. özellikle her şey yolundayken. gözlerimi kapattığımda tabutumu düşünüyorum. bi kere rüyamda kendi kendimi gömmüştüm. ne tuhaf. tezer'den sonra hayatıma giren oğuz atay. okuduğunu anlamadan, üzerine düüşünmeden kitabın yazarı gibi hissetmenin sevinci.
ve bodrum... hala bi şehre alışamamk. içinde bulunduğun ortama ayak uydurayım derken daha çok saçmalamak. alın bunları benden. üzerime oturmadı bu f... ben gideyim sadece gideyim. birilerini üzmemek için iyi görünmeye çabalamak... olmadım farzedin. gelmedim... görmedim... duymadım... korkuyorum. neden korktuğumu bile bilmeden. affedin. sizden biri olamadım. dünya mı bana fazla ben mi dünyaya.
hayal bile kuramıyorum artık.
tecrit odasının hasreti de çekilebilir bazen. özellikle her şey yolundayken. gözlerimi kapattığımda tabutumu düşünüyorum. bi kere rüyamda kendi kendimi gömmüştüm. ne tuhaf. tezer'den sonra hayatıma giren oğuz atay. okuduğunu anlamadan, üzerine düüşünmeden kitabın yazarı gibi hissetmenin sevinci.
ve bodrum... hala bi şehre alışamamk. içinde bulunduğun ortama ayak uydurayım derken daha çok saçmalamak. alın bunları benden. üzerime oturmadı bu f... ben gideyim sadece gideyim. birilerini üzmemek için iyi görünmeye çabalamak... olmadım farzedin. gelmedim... görmedim... duymadım... korkuyorum. neden korktuğumu bile bilmeden. affedin. sizden biri olamadım. dünya mı bana fazla ben mi dünyaya.
hayal bile kuramıyorum artık.
16 Ocak 2012 Pazartesi
adını sen koy!
uzayan tüm şeyler gibi ayrılık da anlamını yitirir. gemi, tren ya da şehirlerarası bi otobüsün arkasından sallanan el daha çok gidene değil de gelen ayrılağa selam durmaktır. yakınlar yabancılaşırken yabancılar tanıdıklaşmaya başlar. herhangi bi duruma adapte olmak hergün bi tarafının değişmesine göz yummaktır. şiirler ya da hikayeler olanı değil olmasını istedikleriyle yazılır. gözlerini kapadığında her yer aynıdır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)