halil'e...
"bazı günler her şey yerli yerine oturur. suçlar kabahatlar affedilir. yabancılara kocaman bi kucak açılır. yaptım dersin kendine. sonunda geçtim karşıya." (sevdiğimiz diziden)
bin kere dinledim bu konuşmayı. bin kere düşündüm. on ay geçti. on farklı insan gibi hissettim. lavicert hırkam ve lacivert kotumla on kere günlük tuttum. onunu da yırttım. seninle konuşmanın yerini hiçbi şey doldurmadı kardeşim. kendime yabancılaştım, sarhoş oldum, ağladım, sevdim, terkedildim, aldattım, aldatıldım, mahzunlaştım, direncim kırıldı, yalnızlığın dibine vurdum, tutunamayanlara başladım, bazı romanları yarım bıraktım, bazılarını sevdim, bazılarını sevmedim, çengelköyü fotoğraflardan seyrettim, istanbulu özledim, babaannemi rüyamda gördüm, bin kere gödüm rüyamda, bin kere sıçrayarak uyandım, zaman zaman kağıt kokusu geldi burnuma, midem bulandı, yeniden antidepresanlara başladım, kilo aldım, saçlarımı uzattım, kendimi öldürmek geçti hergün aklımdam, hergün vazgeçtim...
seni özledim kardeşim. aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, hayatıma kim girerse girsin, kaç kitap okursam okuyayım hiçbiri sein boşluğunu doldurmayacak. kalın kafamla bunu anladım.
hoşça kal!
22 Şubat 2012 Çarşamba
12 Şubat 2012 Pazar
bilet
bütün ağırlıyla içimize çöreklenen sıkıntı... kabusların bile bittiği yerde içimizden gitmemekte ısrarcı. gözlerin boşluğa takıldığı yere gömülür iyi niyetler. anlaşılmayı beklemek gibi... içinde barındırır tüm iyilikleri tüm kötülükleri insan ve oğlu. şehirleri bile orospu yapan pezevenk insanlar... cennetimizi bile kirleticekler endişesi... yüzümüze gülüp ırmıza geçenler... zafer çığlıkları değil bunlar... içinden pazarlığını yapıp kör ellere satılan hayallerimiz... gidin hepiniz. yalnızlığımız bize yeter. sadece siktirip gidin. karanlığa kesilen biletleriniz bizden hediye... siktirip gidin sadece!
haral
kağıt kosusu... hepsi genzimi yakıyor. haral çuvalların içine doldurduğumuz hurda kağıtları çiğnerken kaybettiğim çucukluğum. boynuma memurlukla birlikte taktığım kravat. özlediğim yaşayan tek insan halil gür. Geri verin hepsini desem şımarıklık mı etmiş olurum.
tecrit odasının hasreti de çekilebilir bazen. özellikle her şey yolundayken. gözlerimi kapattığımda tabutumu düşünüyorum. bi kere rüyamda kendi kendimi gömmüştüm. ne tuhaf. tezer'den sonra hayatıma giren oğuz atay. okuduğunu anlamadan, üzerine düüşünmeden kitabın yazarı gibi hissetmenin sevinci.
ve bodrum... hala bi şehre alışamamk. içinde bulunduğun ortama ayak uydurayım derken daha çok saçmalamak. alın bunları benden. üzerime oturmadı bu f... ben gideyim sadece gideyim. birilerini üzmemek için iyi görünmeye çabalamak... olmadım farzedin. gelmedim... görmedim... duymadım... korkuyorum. neden korktuğumu bile bilmeden. affedin. sizden biri olamadım. dünya mı bana fazla ben mi dünyaya.
hayal bile kuramıyorum artık.
tecrit odasının hasreti de çekilebilir bazen. özellikle her şey yolundayken. gözlerimi kapattığımda tabutumu düşünüyorum. bi kere rüyamda kendi kendimi gömmüştüm. ne tuhaf. tezer'den sonra hayatıma giren oğuz atay. okuduğunu anlamadan, üzerine düüşünmeden kitabın yazarı gibi hissetmenin sevinci.
ve bodrum... hala bi şehre alışamamk. içinde bulunduğun ortama ayak uydurayım derken daha çok saçmalamak. alın bunları benden. üzerime oturmadı bu f... ben gideyim sadece gideyim. birilerini üzmemek için iyi görünmeye çabalamak... olmadım farzedin. gelmedim... görmedim... duymadım... korkuyorum. neden korktuğumu bile bilmeden. affedin. sizden biri olamadım. dünya mı bana fazla ben mi dünyaya.
hayal bile kuramıyorum artık.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)