26 Mart 2012 Pazartesi

yalan

çözülüyorum. yavaş yavaş... söylediklerimle hissettiklerim arasında dağlar kadar fark var. güçlü görünme çabasının altında sinmiş bi çocuk var. ağlamak var özgürge. kahkaha atmak var. siktir etmek var. özlediğini söyleyebiilmek var. insan kendi kendinin celladı oluyor. tüm bu saklanmalar yalnız kalındığında bile kolay kolay ortaya çıkmıyor. deriye işleyen bu yalanlar bakanların takdirini kazansa da içten içe çürütüyor ruhumuzu.

21 Mart 2012 Çarşamba

yoklama

tutuk... kelimelerle birlikte kaybolan hayaller... bilinçli ciddiyetsizlik fena halde ciddiyet gerektirir. kolay olacağını kimse söylemedi kabul; ama bu kadar zor olacağını da kimse söylemedi. aynı damdan düşenlerin birbirini anlaması yetmez. aynı çukura gömülmeleri gerek burada. bundan sonra hiç bi yoklama listesinde adım geçmese de derime yapışan tek başınalıkla yaşıyorum. öyle bi duygu ki gözlerin kanar ağlarken. hasret bazen yorar insanı.