13 Ekim 2011 Perşembe

sokak

en çok adres soranları seviyorum. ulaşmak istedikleri bi yer var.
bütün sokaklar yalnızları yutar. hayat bazılarında hazımsızlık yapar. bu yüzden kusar.
kitap sayfalarının arasına konan fotoğraf kadar kıymetlisi yoktur. anlaşılmayı beklemek kadar bok bi durum yoktur.

3 Ekim 2011 Pazartesi

çöplük

bi balık okyanusta nasıl kaybolursa öyle kayboluyorum kendi içimde. kapımın önünde uyuyan kedi kadar yalnızım. ancak kafam o kadar kalabalık ki.
adam nasıl olunur, daha güçlü nasıl görünülür, insanlar nasıl etkilenir, insanlardan daha da önemlisi kendinden nasıl vazgeçilir... havaya savurduğum sorulardan bi kaçı sadece.
birileri için önemli olmayı istemek... hiç bi otobüsün gitmediği durakta kendimi bekliyorum.
gecenin karanlığı beni yutsun istiyorum. dünyanın öbür ucuna kussun sonra.
bi bayram sabahı kadar güzel olsun yalnızlığım. bütün benler mutlu olsun...

1 Ekim 2011 Cumartesi

yitik

bi şey sarsıldı. yıkılmaz sandığımız duvar üzerimize devrildi. altında iyi niyetlerimiz kaldı. öğrenicek çok şeyimiz var. inkar etmek boşuna büyüyoruz malesef. son iki gün kadar sevindiğim kadar sevinmedim hiç. incelmesini beklemeden kopardıklarınız için sonsuz teşekkürler.
elveda...