16 Eylül 2013 Pazartesi

kabuk
yitik zamanlar... zemin ayağının altından kayarken nasıl sağlam basabilirsin? kendi içinde kayıpsan, suskunluğun gürültü gelmeye başlamışsa kendine, çekip gidemiyorsan ölümü dilemek en akla yakını.

gidebilme olasığı ortadan kalkarken şehri boş sokaklarında kaybolabilmek, o sokakların kaldırımlarından birinde boylu boyunca uzanmak... başa çıkamadığın, çözümünü bulamadığın sorunlarının olması üstünde tonlar yük varmış gibi gelir.

tercih sebebi değil yaşamak, daha çok zorunluluk. kalbimin üstünde kocaman bi bıçak var. onu çıkarmaktansa onunla yaşamayı öğrenmem gerek.

dertlerin topuna selamlar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder